PHP uygulamasına Gelen Javascript Talebini Belirlemek

Pazartesi, 25 Ağu 2014 yorum yok

Bir PHP uygulamasına gelen GET, POST gibi talepler eğer Javascript üzerinden geliyorsa bunu anlamak bazı durumlarda işimizi kolaylaştırmaktadır. GET taleplerini karşılamakta bir sorun yaşamayız fakat POST taleplerinde Javscript ile giden Header bilgisinde $_POST['name'] şeklinde query string değerini alamayabiliyoruz.

O halde duruma göre işlem yapabilmek için önce talebin Javascript yani XMLHttpRequest olup olmadığını anlamalıyız. Bunun için örnek bir sınıf yazarak durumu anlamaya çalışalım. Örnek bir app.php dosyasının içeriğini aşağıdaki şekilde belirleyelim.


class Request{
      public static function IsAjaxRequest(){
              return isset($_SERVER['HTTP_X_REQUESTED_WITH']) &&
                     $_SERVER['HTTP_X_REQUESTED_WITH'] === 'XMLHttpRequest' ;
      }
}

if(Request::IsAjaxRequest())
   echo("Ajax");
else
   echo("Not");

Bu PHP uygulamasını internet tarayıcımızdan direkt olarak çağırdığımızda ekrana “Not” şeklinde çıktı verecektir. Eğer bir Javascript uygulamasından talep gönderecek olursak “Ajax” şeklinde sonuç alırız.

 $.ajax({
     url:"app.php",
     type: "GET",
     success: function(data){
          console.log(data);
     }
 })

Çalışan uygulama

http://www.bayramucuncu.com/ornek/app.php
http://www.bayramucuncu.com/ornek/app.html

DİKKAT: Eğer IIS üzerinden PHP uygulaması çalıştırıyorsanız bu yöntem çalışmayacaktır. Windows ortamında IIS üzerinden PHP 5.3 ile yaptığım denemede bunu fark ettim. Bunun sebebi $_SERVER içindeki değişkenlerin PHP tarafından değil HTTP sunucusu tarafından oluşturulmasıdır. IIS HTTP sunucusu HTTP_X_REQUESTED_WITH başlığını oluşturmadığından IIS üzerinde çalışmaz. Apache HTTP sunucusu HTTP_X_REQUESTED_WITH  değerini oluşturmaktadır.

Categories: PHP Tags: ,

Windows IIS üzerinde PHP çalıştırmak

Çarşamba, 20 Ağu 2014 yorum yok

Windows platformu üzerinde PHP çalıştırmak için birkaç farklı yöntem vardır. Windows üzerine Apache, XAMPP gibi uygulama sunucuları kurmak bu yöntemlerden bazılarıdır. Ancak bir diğer yöntem, Windows platformunun kendi Web sunucu uygulaması olan IIS üzerinden PHP uygulamalarını çalıştırmaktır. Bu işlem için windows üzerine PHP yazılımının son sürümünü kurmak gerekmektedir. Bu işlemi Web Platform Installer aracı ile kolayca gerçekleştirebiliriz.

Microsoft Web Platform Installer aracını buradan indirebilirsiniz.

Web Platform Installer yüklendikten sonra IIS penceresinde Yönetim bölümünde logosu görünecektir.

IIS Logo

IIS Logo

Uygulamayı çalıştırdığımızda açılan pencerede arama kutusundan “PHP “şeklinde bir arama yaparak yüklenebilir durumdaki son sürümleri listeleyebiliriz.

PHP Son Sürüm

PHP Son Sürüm

Listeden istediğimiz versiyonu seçip kurulumu yaptıktan sonra PHP uygulamalarımız IIS üzerinden çalıştırabilir hale gelmiş olacaktır. Her ne kadar otomatik olarak yükleme yapılmış olsa da bazı kontrolleri yapmamız gerekmektedir. Bunlardan biri IIS ana penceresinden “İşleyici Eşleşmeleri” veya “Handler Mapping” menüsünden PHP handler eşleşmesi kontrol edilir. Grekli eşleşme yapılmışsa IIS artık PHP taleplerini yakalayıp çalıştırabiliyor demektir.

Windows üzerinde IIS çalıştırdığımız dizin (inetpub/www) içerisine bir php dosyası atarak testimizi gerçekleştirebiliriz.

NOT: Burada dikkat etmemiz gereken konulardan biri PHP ile daha önceden Apache gibi sunucularda çalışmış olanlar Apache’ye özgü özellikleri IIS üzerinde çalıştıramayacak olmasıdır. Örneğin .htaccess dosyası IIS üzerinde değerlendirilmez çünkü Apacahe tarafına ait bir özelliktir. Yada Apache HTTP sunucusu üzerinde oluşturulan bazı başlık (Hearder) bilgileri IIS üzerinde oluşturulmayabilir. Bu gibi konulara dikkat etmek gerekmektedir.

Categories: PHP Tags: ,

Coğrafi Bilgi Sistemleri Uygulaması – Geoserver

Cumartesi, 16 Ağu 2014 yorum yok

geoserver-logo

GeoServer, coğrafi verilerin dış dünyaya sunulması için hazırlanmış açık kaynak kodlu bir java uygulamasıdır. GeoServer ile coğrafi verileri işlemek, paylaşmak ve düzenlemek mümkündür. GeoServer ile paylaşılan verileri Google Earth gibi masaüstü uygulamalarda kullanmak mümkün olduğu gibi Open Layers, Google Maps ve Bing Maps gibi
web tabanlı haritalara da kullanmak mümkündür.

GeoServer uygulaması, OGC(Open Geospatial Consortium) uyumlu olup OGC standartlarında Web Map Service(WMS), Web Feature Service(WFS) ve Web Coverage Service(WCG) gibi hizmetleri sunabilmektedir. Bu sayede platform bağımsızlığı sağlanıp farklı uygulamaların birbiri ile konuşması mümkün hale gelmektedir.

GeoServer, birçok coğrafi veri kaynağı ile uyumlu çalışabilecek şekilde tasarlanmıştır. Örneğin:

  • PostGIS
  • Oracle Spatial
  • ArcSDE
  • DB2
  • MySQL
  • Shapefiles
  • GeoTIFF
  • ECW

Geoserver ile birçok standartta veriler üretmek de mümkündür. Örneğin:

  • KML
  • GML
  • GeoRSS
  • PDF
  • GeoJSON
  • JPEG
  • GIF
  • SVG
  • PNG

Yukarıda bahsettiğimiz bileşenlerin düzgün işleyen bir iş kuralına göre konumlandırılması gerekmektedir. Üretilen coğrafi verileri depolanmasından, bir uygulamada vücut bulmasına kadar ilerleyen bir dizi adım söz konusudur. Peki o halde Geoserver bu sistemin neresinde durur?

Geoserver Uygulama Mimarisi

Geoserver Uygulama Mimarisi

Şemada ifade edildiği üzere Geoserver, veri kaynağı ile uygulama arasında konumlanmış bulunuyor. Tabi arada bir de GeoWebCache denilen sistem iyileştirme eklentisi bulunmaktadır.

Coğrafi veri kaynağına herhangi bir CBS(Coğrafi Bilgi Sistemleri) Masaüstü uygulaması ile erişmek mümkündür. Bu uygulama açaık kaynak kodlu QGGIS olabileceği gibi ticari ürünlerden ArcGIS v.s de olabilmektedir. Masaüstü uygulamaları kullanılırken Geoserver kullanmamıza gerek yoktur.

Web tabanlı harita uygulamalarında verilerimizi kullanmak için piyasada bulunan açık kaynak veya ticari uygulamalardan faydalanabiliriz. Örneğin OpenLayers, Esri API, Google Maps, Bing Maps gibi haritalar üzerinde coğrafi verilerimizi kullanabilmekteyiz.

Geoserver WMS Yayını ve OpenLayers

Geoserver WMS Yayını ve OpenLayers

 Nerelerde Kullanılır?

Geoserver uygulamasını coğrafi veri depolama ve bu veriyi paylaşma ihtiyacı olan şirketler veya kamu kurumları kullanabilir. Ülkemizde en yoğun kullanım alanları olarak bazı bakanlıklar, belediyeleri ve altyapı kurumlarını görmekteyiz. Belediyelerde imar, yol, numarataj ve adres bilgisi gibi birçok coğrafi veri depolanmaktadır. Altyapı kurumlarında da tüm altyapı bilgisi koordinatlı bir şekilde saklanmakta ve sunulmaktadır.

(CBS)Coğrafi Bilgi Sistemleri’nde Geoserver’ın Yeri

Dünyada ve ülkemizde hızla yaygınlaşan Coğrafi Bilgi Sistemlerine karşı ilgi giderek artmaktadır. Üniversitelerde bu konu üzerine önlisans, lisans ve yüksek lisans programları açılmaktadır. CBS uygulamalarının yaygınlaşmasıyla ürün kullanım ihtiyacı da belli bir maliyeti beraberinde getirmektedir. Ticari ürünleri satın alma gücü olmayan kurum ve şirketler doğal olarak açık kaynak kodlu Geoderver veya benzeri ürünlere yönelmektedir. Geoserver bu nedenle azımsanmayacak oranda bir kullanıcıya sahiptir.

 Özet

Eğer coğrafi verilerinizi para harcamadan OGC standartlarında dış dünya ile paylaşmak istiyorsanız Geoserver sizin için çok pratik bir çözüm olacaktır.

Categories: CBS, Geoserver Tags: , ,

AngularJS ile JSONP talebi göndermek

Çarşamba, 16 Tem 2014 yorum yok

Angularjs ile Cross-Domain sorununu aşmak için JSONP yöntemini kullanabiliriz. En basit haliyle bir JSONP talebi şu şekilde gönderilebilir.

 $http.jsonp('http://www.filltext.com/?callback=JSON_CALLBACK&rows=5&fname={firstName}&lname={lastName}')
   .success(function (data) {
        console.log(data);
    }
 );

Diğer bir yöntem ise parametreleri ayırarak talebi göndermektir.

  $http({
        url: 'http://www.filltext.com',
        method: 'JSONP',
        params: {
                 callback: 'JSON_CALLBACK',
                 rows: 5,
                 fname: '{firstName}',
                 lname: '{lastName}'
        }
 }).
 success(function (data) {
      console.log(data);
 }).error(function (data) {
     console.log(data);
 })

Angularjs ile çalışırken callback fonksiyonlarının ismi JSON_CALLBACK şeklinde olmalıdır. Aksi taktirde hata ile karşılaşırız. Angularjs kendi içinde callback fonksiyonunun adını değiştirir. Sonuçta talep olarak bize aşağıdaki gibi bir cevap dönecektir.

    angular.callbacks._0({"key": "data"});

İşlem başarılı bir şekilde gerçekleşirse success fonksiyonu çalışacaktır. Hata oluşursa error fonksiyonu çalışacaktır.

Categories: Genel Tags:

Javascript ile sunucuya dosya yükleme sürecini kontrol etmek

Pazartesi, 21 Nis 2014 yorum yok

Sunucuya doysa yükleme(File Upload) işlemi, küçük boyutlu dosyalar için kısa zamanda sonuçlanan bir işlemdir. Birkaç KB veya MB boyutundaki dosyaların sunucuya  yüklenmesi çok fazla zaman alamayacağından kullanıcı sabrını fazla zorlamaz. Ancak büyük boyutlu dosyaların yüklenmesi sırasında, yükleme işleminin kullanıcıya süreç olarak ifade edilmesi gerekmektedir. Aksi halde sunucudan uzun süre cevap alamayan kullanıcılar, internet tarayıcısının kilitlendiğini zannederek işlemi sonlandırabilir. Bu durumda yüklemi işlemi yarıda kesilir. Böyle durumların yaşanmaması için dosya yükleme sürecini bir şekilde kontrol altına alarak kullanıcıya işlemin hangi aşamada olduğunu grafiksel veya sözel bir şekilde bildirmemiz gerekmektedir. Tam da bu noktada imdadımıza javascript asenkron programlama yetişmektedir.

Javascript kullananların sıkça başvurduğu asenkron işlemler, dosya yükleme işleminde de etkili bir şekilde kullanıldığında geliştiriciye büyük kolaylık sağlamaktadır.

Dosya yükleme işlemini basit bir şekilde ifade edecek olursak bir form yardımıyla bilgisayarımızdan seçilen dosyaların (resim, müzik, video, veri, v.s) sunucuya aktarılmasıdır diyebiliriz. Bu kısa özetin ardından işlemin nasıl yapıldığına dair bir örnek uygulama göstermek faydalı olacaktır.

File Upload

File Upload

Örnek uygulama ile resimden anlaşıldığı üzere dosya yükleme süreci takip edilmektedir.

Kod tarafında Javascript ile yapılan işlem sadece XMLHttpRequest nesnesine ait olayların(events) yakalanmasıdır. XMLHttpRequest  nesnesi süreci asenkron olarak işletmektedir. Belli durumları olaylar yardımıyla bize bildirmektedir. Örneğin Yükleme sürecini progress event ile, işlemin bittiğini load event ile yakalayabilmekteyiz.

  this.ajax = new XMLHttpRequest();
  this.ajax.upload.addEventListener("progress", onProgressChanged, false);
  this.ajax.addEventListener("load", onFileUploadSuccess, false);
  this.ajax.addEventListener("error", onFileUploadFailed, false);

Bu şekilde event’leri sıralayabiliriz. Arayüz (HTML) tarafında belirlenen progress bar, button gibi elementlerin güncellenerek sürecin kullanıcıya yansıtılması bize kalmıştır. Bu noktada çeşitli yöntemlerle çalışmak mümkündür. Doğrudan javascript tarafından DOM elementlere ulaşıp içerik güncellemesi yapabildiğimiz gibi, JQuery gibi kütüphaneler kullanabiliriz. Ben bu uygulamada MVVM(Model View ViewModel) prensibini de etkin şekilde kullanabilmek açısından Knockoutjs kütüphanesini kullandım.

Sunucu tarafında uygulama Asp.net MVC4 ile oluşturulmuştur. Sunucu tarafında dosyaları diske yazma işini şimdilik kodlamadan bıraktım. Zaten yazının konusu değil.

Örnek uygulamayı GitHub hesabıma yükledim.  MVC4-knockoutjs-fileupload adresinden uygulamaya ulaşabilir, isterseniz katkıda bulunabilirsiniz.

Categories: ASP.NET MVC, Javascript, JQuery, Knockoutjs Tags:

Visual Studio – Paste Special JSON

Pazartesi, 14 Nis 2014 5 yorum

Visual Studio ortamında JSON nesneleriyle haşır neşir olanlara kolaylık sağlayacak bir özelliği hatırlatmak istiyorum. Diyelim ki elinizde bir JSON nesnesi var ve bu JSON nesnesini  temsil eden C# tiplerini oluşturmak istiyorsunuz. Bu durumda oturup tek tek sınıfları yazmanıza gerek yok. Visual Studio bizim yerimize bu işlemi yapıyor. Nasıl mı?

JSON nesnemiz şu şekilde olsun:

{
   "Employee": {
     "Id": 1,
     "Name": "bayram",
     "salary": 100,
     "Department": {
           "Id": 12,
           "Name": "Development"
      }
   }
 }

Bu nesneyi kopyalayıp Visual Studio penceresinden Edit-> Paste Special -> Paste JSON as classes seçeneğini seçelim.

Paste Special JSON

Paste Special JSON

Sonuç:

Paste JSON as Clasess

Paste JSON as Clasess

Umarım faydası dokunur.

Categories: Visual Studio Tags: ,

ESRI Arcgis Javascript API with Knockout JS MVVM

Cuma, 04 Nis 2014 yorum yok

Yazıya başlamadan önce, yazının başlığında belirtilen kavramları daha önce duymamış olanlar için kısaca açıklamaya çalışayım. Arcgis Javascript API, ESRI firmasının harita tabanlı javascript uygulamaları geliştirmek için sunduğu bir araçtır. Knockout JS ise javascript tarafında MVVM(Model-View-View Model ) tasarım deseninin uygulanabilmesini sağlayan bir kütüphanedir.

Knockout Js Model

Knockout Js Model

Kısaca söylemek gerekirse Javascript kodu ile HTML kodunun arasında aktarım yapabilen, iki taraf arasında köprü vazifesi gören bir kütüphanedir.

Bu yazının konusu, Arcgis Javascript API ve Knockout JS kütüphanesinin bir arada kullanıldığı bir harita uygulamasını göstermektir. GitHub hesabımda oluşturduğum esri-knockout-mvvm repository içerisinde uygulama kodlarını bulabilirsiniz.

Neden Arcgis JS API ile birlikte Knockout JS kullanma ihtiyacı duydum?

Arcgis Javascript API ile uyglamalar geliştirirken Javascript kodu içerisinde HTML elemanlarının kullanılması noktasına takıldım. Örneğin bir butona tıkladığımızda, butonun olay yakalayıcı metodunda bir HTML tablosunu oluşturur ve sayfanın bir yerine yerleştirir. Burada farklı konuların birbirinden ayrılması (Separation of Concerns) prensibini Javascript programlama dilinde ihlal etmiş oluyoruz. Oysa programlama prensipleri genel kavramlar olup uygulama alanına göre değişmez. Bu sebepten dolayı Knockout JS kullanarak HTML ve Javascript kodunu birbiriden ayırdım.

Uygulama Araç Kutusu:

  • Arcgis Javascript API
  • Knockout JS
  • Bootstrap
  • JQuery
  • Dojo

Uygulama Özeti:

Uygulama, harita üzerindeki bir noktaya tıklandığında, tıklanan yerin yakınlarındaki sosyal aktiviteleri, olayları göstermektedir. Bu bilgileri seatgeek.com API üzerinden çekmektedir.

Uygulamanın çalışan halini buradan inceleyebilrsiniz.

Uygulama Görseli

Uygulama Görseli

Apache Benchmark ab başarım ölçme aracı

Pazar, 30 Mar 2014 yorum yok

Bu yazıda Aapche HTTP sunucusunun faydalı araçlarından biri olan ab (apache benchmarking tool) sunucu ölçümleme aracını incelemeye çalışacağız.

ab(ApacheBench) ölçümleme aracı, Linux veya Windows ortamında kurulu olan Apache sunucunuzun ek bir özelliğidir. Bu özellik sayesinde sunucunuzun stres altında nasıl cevaplar verdiğini inceleyebilirsiniz. Sunucunuza aynı anda istediğiniz kadar istek gönderebilirsiniz. Kaç kullanıcıdan sonra kriz durumunun oluşabileceğini test edebilirsiniz.

ab aracı, konsol ortamından komutlarla yönetilen bir araçtır. Şimdi örnek bir komutun nasıl kullanılacağını görmeye çalışalım. Örneğin HTTP sunucunuzda bulunan bir web sitenize aynı anda işleme sokulacak “c” tane işlemi “n” kez  gönderiyormuş gibi bir test etmeye çalışalım.

Örnek işlemi gerçekleştirdiğim sistem Linux Ubuntu server, Apache2 sürümüdür.

Örnek Komut: ab -n 50 -c 50 http://localhost/myweb/

  • n = 50 talep sayısı.
  • c = 50 tane aynı anda işleme sokulacak talep.

Kullanılacak parametreleri ve ne işe yaradıklarını görmek için buradan faydalanabilirsiniz.

ab (ApacheBenchmark)

ab (ApacheBenchmark) sonuçları

Sonuçları incelediğimizde, en uzun süren talebin 134ms olduğunu görüyoruz. Sonuç ekranında toplam transfer edilen veri miktarından süre bazlı istatistiklere kadar birçok bilgi bulunmaktadır.

ab aracı ne değildir?

ab bir hacking aracı değildir. Birilerinin sunucusunu komaya sokmak için kullanılan bir araç değildir. Dış dünyaya açılan sunucularda art arda gelen taleplerin başıboş talepler olduğunu anlayan güvenlik önlemleri mevcuttur. Normal olarak hiçbir insan aynı anda onlarca talep gönderemez. Ayrıca sunucuya gelen taleplerde bir anormallik olduğunu anlayan birimler IP adresinizden sizi tespit edebilirler.

ab aracı, kendi sisteminizi stres testlerinden geçirmek istediğinizde kullanabileceğiniz son derece kullanışlı ve faydalı bir araçtır. Değişik işlevler sunan parametreleriyle testlerimizi farklı varyasyonlarla gerçekleştirebilmemize olanak sağlar.

Categories: Linux Tags: ,

Windows 8.1 Update Sonrası VMware Network Sorunu

Cumartesi, 08 Mar 2014 2 yorum

Bu yazıda beni saatlerce uğraştıran bir VMware network sorundan bahsetmek istiyorum. Linux ile ilgili  çalışmalarımı yapmak üzere Windows 8 yüklü makinemde VMware üzerinde Ubuntu işletim sistemini kurmuştum. Bir gün, windows 8 için güncelleme uyarısını aldım ve 8.1 dahil olmak üzere bütün güncelleştirmeleri yükledim. Aradan bir kaç gün geçti ve Linux üzerinde bir deneme yapmam gerekti. Sanal makineye çalıştırdığımda bir de ne göreyim, ağ bağlantısı sağlanamıyor uyarısı! Sanal makine ayarlarından Network Adapter sekmesindeki ayarlar aynı duruyor fakat ağ bağlantısı bir türlü sağlanmıyordu.

Virtual Mechine Settings

Virtual Mechine Settings

Windows ağ bağlantı ayarlarında da bir anormallik olmadığını gördüm. Sanal makine ayarlarında denemedik varyasyon bırakmadım fakat nafile. Bir türlü sorunu gideremedim. En sonunda VMware ana penceresinden Edit > Virtual Network Editor penceresi gözüme çarptı.

Virtual Network Editor

Virtual Network Editor

Bu pencerede VMnet1 ve VMnet8 tanımlanmış durumdaydı. Ancak VMnet0 Bridge Type tanımlı değildi. Pencerenin en altında bulunan Restore Default düğmesine tıkladım ve devam ettim. İşlem tamamlandığında Virtual Network Editor penceresi aşağıdaki gibi oldu.

Virtual Network Editor

Virtual Network Editor

Yeniden sanal işletim sistemini çalıştırdığımda ağ bağlantı sorunundan kurtulduğumu gördüm. İnternet bağlantısını başarılı bir şekilde sağlamıştım.

Bu sorunu Windows 8.1 update ile ilişkilendirmemin sebebi, diğer iki bilgisayarda da windows 8.1 update sonrası aynı sorunu yaşamış olmamdı. Windows 8.1 kurduktan sonda VMware kurulumu yapanlar böyle bir sorun yaşamayacaktır. Tekrar hatırlatmalıyım ki bu sorun VMware kurulu makinede 8.1 güncellemesi yaptıktan sonra oluştu.

Umarım faydası dokunur.

Categories: Genel, Linux, Windows Tags: , ,

Kitap – Clean Code

Cumartesi, 25 Oca 2014 yorum yok
Clean Code

Clean Code

Kitaplar kategorisinin bu yazısında Clean Code isimli kitabı konu ediyorum. Robert Cecil Martin imzalı bu kitap, Prentice Hall yayınlarından çıkmıştır.

Yaklaşık 430 sayfalık bir kitaptır. Dili İngilizce olup gayet akıcı ve anlaşılırdır.

Clean Code, yazılım geliştiricilere temiz kod yazma konusunda iyi bir rehberdir. Yazılım geliştirme deneyimi 40 yılı aşkın olan bir yazar tarafından kaleme alınmıştır. Bu bağlamda, sırf kod örnekleri ile kalmayıp tecrübe aktarımı ile de süslenmiş bir eserdir.

Temiz kod yazmak, bilgisayarlar tarafından kodun düzgün çalıştırılmasını veya anlaşılmasını değil, kodumuzu okuyan diğer geliştiriciler tarafından kodun doğru şekilde anlaşılmasını amaçlamaktadır. Temiz kod, projelerin zamanla yönetilebilir olmaktan çıkmasını engellemektedir. Dolaylı olarak maliyetleri de düşürdüğü görülmektedir.

Örnek kodlar Java programlama dili ile yazılmıştır. Örnekleri anlamak için Java, C, C# gibi programlama dillerini bilenler de örnekleri anlama noktasında çekmeyeceğini düşünüyorum. Örnekler gayet anlaşılır şekilde açıklanmıştır. Nelerin yapılıp yapılmaması konusunda birçok örnek verilmiştir.

Tek başına program yazanların kendine özgü kod yazım biçimleri veya geliştirdikleri kişisel yöntemler olabilir. Bu kitabı önemsemeyebilirler. Ancak kurumsal bazda proje geliştirenlerin aynı standartta, okunabilir ve yönetilebilir kod yazmaları, projenin hayatını devam ettirebilmesi için şarttır. Kurumsal geliştiriciler için iyi bir kaynak olabileceği kanısındayım.

Kitabı amazon.com’dan satın aldım. Kitaba diğer yurt dışı alışveriş siteleri üzerinden ulaşmak da mümkündür. Şu anda bu tarz kitaplara ülkemizde satılmamaktadır. Temennimiz bu tarz kitapların ülkemizde de satılmaya başlamasıdır.

Categories: Kitap Tags: ,