Docker Nedir?

24 Ağu

Docker nasıl ortaya çıkmıştır?

Docker container teknolojisi, Linux işletim sisteminin çekirdeğine 2008 yılında eklenen Linux Containers (LXC) özelliği ile birlikte doğmuş bir fikirdir. LXC, Linux işletim sistemindeki control groups (cgroups) ve namespaces özellikleri kullanılarak uygulandı ve herhangi bir patch gerektirmeden tek bir Linux çekirdeği üzerinden çalıştırıldı.

Namespaces özelliği, işletim sistemi üzerinde birden fazla process yada uygulama birbirinden izole bir şekilde uygulanbilirliği sağlar. Örneğin Network, Mount, User, Control Group gibi birden fazla namespace bulunabilmektedir.

Control Groups (cgroups) özelliği ise google mühendisleri tarafından linux işletim sistemine eklenmiş bir özelliktir. Bu özellik sayesinde namespace ile izole edilen process’lere ya da uygulamalara CPU, I/O, memory, network gibi kaynak sınırlaması getirilebilmektedir.

Bu gelişmeler ile birlikte Linux işletim sisteminde çalışan iki farklı A ve B uygulamlarını Linux namespaces özelliği ile izeole edip, control groups özelliği ile de A uygulamasına 4Gb Ram, 2 CPU ve B uygulamasına da 2Gb Ram, 1CPU kullanım sınırlaması gibi yapılandırmalar sağlanabilir hale geldi.

Uygulamaların izolasyonu sayesinde her uygulama için bir sanal makine açmak yerine, bir LXC açarak daha ölçeklenebilir bir mimari tasarlanmıştır. Çünkü her uygulama için açılan sanal makinede kullanılamayan atıl kapasiteler meydana gelmektedir. Container yapısı sayesinde atıl kapasiteler daha uygun bir biçimde bölüştürülerek daha fazla uygulamaya hizmet verebilecek hale gelmiştir.

Linux Container ile uygulamaların izolasyonu için ayarlamaların yapılması, paket halinde sunulmuş bir çözüm değildi. Bu nedenle uygulamalarını izole etmek isteyen developer’lar için LXC kullanmak biraz zahmetliydi. Bunun çözümünü 2013 yılında San Francisco’da dotClud firması, Docker isimli açık kaynak kodlu biz çözüm geliştirerek kullanıcılara sunmuştur. Bu gelişme ile birlikte developer ve mühendisler, Docker teknolojisi ile çalışarak, uygulama izolasyonunu kolay bir şekilde sağlayabilmiş ve bu nedenle Docker teknolojisi çok hızlı bir biçimde yaygınlaşmıştır.

Docker her ne kadar açık kaynak ve ücretsiz olsa da, 2014 yıllarında Docker firması şirketlerin ihtiyaçlarını karşılayacak ürünler geliştirerek Docker Enterprise versiyonunu da piyasaya sunmuştur.

Docker nasıl çalışır?

Docker’ın çalışabilmesi için öncelikle siteme bir docker engine kurulmalıdır. Docker engine, aşağıdaki üç temel bileşeni kullanarak uygulamaları geliştirmenize, birleştirmenize, göndermenize ve çalıştırmanıza imkan sağlar. (https://www.docker.com üzerinden indirilerek kurulum yapılabilir.)

Docker Daemon: Docker imajları, container’ları, ağları ve depolama birimlerini oluşturup yöneten bileşendir.

Docker Engine REST API: Docker daemon servisine dışarıdan CLI veya uygulamalar tarafından Rest API aracılığı ile erişerek komutlar verebilmeyi sağlayan bileşendir.

Docker CLI: Docker daemon ile iletişim kurmayı sağlayan komut satırı ya da konsol arayüz bileşenidir.

Docker sayesinde tek bir işletim sistemi üzerinde birden fazla uygulama birbirinden izole bir şekilde çalışabilmektedir.

Windows Üzerinde Docker Kullanımı

Docker kurulabilmesi için Windows’un sanallaştırma özelliğinin açılması istenir. Docker mimarisi Linux üzerinde inşa edildiğinden dolayı Windows işletim sisteminde de kurulan Docker desktop uygulaması, Windows işletim sistemi üzerinde bir Linux sanal makine oluşturmaktadır. Bu sanal makine üzerine docker kurulmaktadır.

Docker Mimarisi

Docker mimarisi, client-server modelini kullanır ve Docker Client, Docker Host, Network, Storage ve Docker Registery/Hub bileşenlerinden oluşur.

Docker Mimarisi

Docker Client

Kullanıcıların Docker Daemon ile iletişim kurabilmesini sağlar. Bir client aynı hostta bulunan Daemon ile veya uzaktaki bir hostta bulunan Daemon ile bağlantı kurabilir. Docker client, kullanıcılara sunduğu komut satırı arabirimi (CLI) ile daemon üzerinde build, run, stop gibi komutlar ile işlemler yapabilmeyi sağlar. Temel amacı, imajların regestry kaynağından çekilerek host’ta çalışmasını sağlamaktır. Genel client komutları:

docker build
docker pull
docker run

Docker Host

Uygulamaları çalıştırmak ve yürütmek için sunulan ortamdır. Host bileşenleri; Docker Daemon, Imaj, Container, Nerwork ve Storage şeklindedir. Docker daemon bütün komutları CLI üzerinden Rest API aracılığı ile alır. Gerektiğinde hizmetlerini yürütebilmek için diğer daemon’lar ile iletişim kurabilir. Daemon, client tarafından istenen container imajlarını çeker ve build eder. Client tarafından istenen imajı çektikten sonra build file(Dockerfile) olarak adlandırılan dosyadaki talimatları uygulayarak container için çalışan bir model oluşturur. Dockerfile içerisinde, container çalıştırılmadan önce Daemon tarafından yüklenmesi gereken bileşenlere ait yönergeler veya container çalıştırıldıktan sonra komut satırından çalıştırılacak talimat ve komutlar bulunmaktadır.

Docker Objects

Uygulamanın container üzerinde ayağa kaldırılması sırasında birçok obje kullanılır. Bunlar:

  • Image
  • Container
  • Network
  • Storage

Image

Image nesnesi, container oluşturmak için kullanılan salt okunur bir binary şablondur. Container ihtiyaçlarını ve yeteneklerini açıklayan meta veriler içerir. Temel olarak uygulamaları depolamak ve taşımak için kullanılır. Örneğin bir asp.net uygulaması yazdığınızda, bu uygulama için oluşturulan container image nesnesi, uygulamanın bütün bağımlılıklarını ve runtime ortamını içeren bir paket şablon oluşturulur. Bu imajlar, şirket içerisinde özel olarak veya dış dünya ile genel olarak Docker Hub gibi genel kayıt alanlarına aktarılarak paylaşılabilir.

Container

Imaj ile planlanmış ve hazırlanmış uygulamanın çalışan haline container denir. Bir imajdan container oluşturulurken network ve storage gibi ek sınırlamalar belirlenebilir. Container çalıştırıldıktan sonra, çalışan container’a bağlanarak içerisinde konfigurasyon ayarları yapmak ta mümkündür. Ancak bu pek önerilen bir işlem değildir. Bunun yerine imaj içerisinde gerekli düzenlemeler yaparak yeniden bir container oluşturmak daha iyi bir yöntemdir. Çünkü container’lar kullan at mantığında çalıştırılan objeler olduğu için, container içerisinde bir problemin çözülmesi durumunda o anlık çözüm oluşturulmuş olur. Container yeniden oluşturulduğunda aynı problem ile ayağa kalkacaktır.

Bir imajdan bir container oluşturulurken ek erişim belirtilmedikçe container sadece imajda belirlenen kaynaklara erişebilir. Container’lar sanal makinelerden çok daha küçük boyutta olduğundan dolayı saniyeler içinde ayağa kalkabilirler. Aynı imajdan birden fazla container oluşturmak da mümkündür.

Network

Docker uygulama odaklı bir biçimde ağ oluşturmayı sağlar ve geliştiricilere ağ ayarlarını belirleme imkanı sunar. Temel olarak Default Doceker Network ve User Defined Network olmak üzere iki türlü ağ kullanılabilmektedir. Varsayılan olarak Default kurulumunda None, Bridge ve Host olmak üzere üç farklı ağ tanımlıdır. None ve Host ağları Docker’daki ağ yığınının bir parçasıdır. Bridge ise otomatik olarak bir gateway ve IP subnet oluşturur ve bu ağa dahil tüm container’lar IP adresleme yoluyla birbirleri ile konuşabilirler. Ancak default bridge network iyi ölçeklenemediği ve ağ kullanılabilirliği açısından kısıtlamaları olduğu için pek tercih edilmez.

Dİğer bir tür ise user-defined ağlardır. Yöneticiler, birden çok kullanıcı tanımlı ağı yapılandırabilir. Bunlar:

  • Bridge Network: Default bridge network ile benzer şekilde çalışır ancak farklı olarak ağ içindeki konteynerlerin birbirleriyle iletişim kurmaları için port yönlendirmeye gerek yoktur. Diğer fark, otomatik ağ keşfi için tam desteğe sahip olmasıdır.
  • Overlay Network: Container’ların farklı host’larda barındırıldığı durumda overlay network (yerel paylaşım ağı) kullanılır. Burada dikkat edilmesi gereken şey, Docker engine’lerin swarm modunun cluster için etkinleştirilmesi gerekir.
  • Macvlan Network: Bridge ve Overlay ağlarını kullanırken, container ile host arasında bir köprü bulunur. Bir Macvlan ağı bu köprüyü kaldırarak, port yönlendirme ile uğraşmadan container kaynaklarını harici ağlara gösterme imkanı sağlar. Bu işlem, IP adresleri yerine MAC adresleri kullanılarak gerçekleştirilir.

Storage

Container içerisinde veri saklayabilmek için bir writable layer bulunur. Container silindiğinde bu writable-layer da silineceğinden dolayı veri kaybı yaşanır. Örneğin bir postgresql container oluşturulup içerisine veriler kaydedildikten sonra container silinirse veritabanına kaydedilen bütün bilgiler de silinmiş olur. Kalıcı veri depolaması için Docker dört seçenek sunar.

  • Data Volumes: Kalıcı bir depolama birimi oluşturma, birim ismini değiştirme, birimleri listeleme ve ayrıca birim ile ilişkili container’ları listelemeyi sağlar. Depolama birimi(volume) host dosya sistemi üzerinde oluşturulur. Veriler container dışına aktarıldığı için container silindiğinde kaybolmaz. Yeni oluşturulan container için aynı dosya yolu berlilendiğinde yeni container da aynı yere yazabilir.
  • Data Volume Container: Özel bir container üzerine bir depolama birimi oluşturularak diğer container’ların da buraya yazması sağlanabilir. Bu sayede volume container ile application container birbirinden bağımsız olur ve bu sayade birden fazla container ile paylaşılabilir.
  • Directory Mounts: Host’ta bulunan bir dizinin bir container’a monte edilmesidir. Önceki bahsedilen durumlarda depolama birimlerin(Volume) Docker birimleri klasörü içinde olması gerekirken, directory mout söz konusu olduğunda, host’taki herhangi bir dizin birim için kaynak olarak kullanılabilir.
  • Storage Plugins: Harici depolama platformlarına bağlanma yeteneği sağlar. Bu eklentiler, depolamayı ana bilgisayardan bir depolama dizisi veya bir cihaz gibi harici bir kaynağa eşler. Docker’ın Eklenti sayfasında bir depolama eklentisi listesi bulunabilir.
    • HPE 3PAR
    • EMC (ScaleIO, XtremIO, VMAX, Isilon)
    • NetApp
    • Azure File Storage
    • Google Compute Platform

Docker Registries

Imajları depolayabileceğiniz ve indirebileceğiniz konumlar sağlayan hizmetlerdir. Başka bir deyişle, bir Docker registry, bir veya daha fazla Docker imajını barındıran Docker depolarını içerir. Public regitery’ler Docker Hub ve Docker Cloud ortamlarıdır. Genel registery komutları:

docker push
docker pull
docker run

Kaynaklar

  • https://www.aquasec.com/cloud-native-academy/docker-container/docker-architecture
  • https://docs.docker.com/get-started/overview

Container ve Sanal Makineler Arasındaki Farklar

22 Ağu
Conatiner vs Virtual Machines

Sanal Makineler

Sanal makineler donanımsal altyapının(infrastructure) üzerine bir Hypervisor sistem kurularak yapılandırılrlar. Piyasada bir çok sanallaştırma platformu bulunmaktadır.

  • Microsoft hyper-v
  • Virtual Box
  • VMware

Hypervisor üzerine de sanal makineler kurulmaktadır. Her bir sanal makine genelde Linux veya Windows işletim sistemine sahiptir.

Container’lar

Container sistemleri için donanımsal altyapı(infrastructure) üzerine tek bir işletim sistemi ve bu işletim sistemi üzerine de Docker gibi container engine kurulur.

Container kullanmanın en önemli özelliklerinden biri, bir uygulamayı, kendine ait bağımlılıkları ve framework altyapılarıyla birlikte paketleyip dış dünyaya sunabilme imkanı vermesidir. Yukarıdaki şemada bulunan APP1, APP2, APP3 gibi uygulamaların her biri bir imaj haline getirilerek tüm dünyanın kullanımına açılacak şekilde Docker Registry üzerinden dağıtılabilir. Bu süreç deterministiktir. Yani uygulama imajın oluşturulduğu makinede nasıl çalışıyorsa başka birinin docker sisteminde de aynı şekilde çalışır.

Karşılaştırmalar

Bir sanal makine eğer tek bir uygulamanın barındırılması amacıyla kuruluyorsa, bu durumda işletim sistemi üzerinde uygulamanın altyapısal yönetimi ve işletim sisteminin yönetiminin yapılması gerekmektedir. Ancak container sistemlerde tek bir işletim sistemi bulunduğundan ve uygulama altyapıları container içerisine image aracılığı ile inşa edildiğinden dolayı bu tür bakım gereksinimleri ortadan kalkar.

Sanal makineler tek bir uygulama için kurulduğunda atıl kapasiteler meydana gelmektedir. Örneğin 4GB ram varsa işletim sistemi bunun bir kısmını kendi ihtiyaçları için kullanır ve üzerine kurulan uygulama da aynı şekilde ihtiyacı olanı kullandığında arta kalan memory miktarı ve işletim sisteminin kendi ihtiyaçları için kullandığı memory miktarı boşa giden kaynaklar olarak değerlendirilebilir. Container sistemlerde tek bir işletim sistemi kendi ihtiyacını kullanırken kalan kaynaklar uygulama ihtiyaçlarına göre tasnif edilerek kullanılır. Artan kaynaklar da yeni container’lar için boşta bekletilebilir. Bu sayede daha ölçeklenebilir bir yapı oluşturulabilir.

Container sistemlerde yönetilmesi gereken tek bir işletim sistemi varken, sanallaştırma sistemlerde yönetilmesi gereken birden fazla işletim sistemi bulunur.

Container endine direk donanım üzerindeki işletim sistemine değil de, sanal makineler üzerine de kurulabilir. Sanallaştırma sistemleri container sistemler için altyapı oluşturabilirler.

Container sistemlerde oluşturulan imajlar dünyanın her yerinde çalıştırılabilir hafif yüklü paketlerdir. Sanal makineler de her ne kadar paketlenebilir olsa da, paketin çalışabilmesi için diğer sistemde aynı hypervisor ve benzer donanımsal sistemlerin olması gerekir. Ayrıca paket boyutları çok büyük oladuğu için taşınabilirlik daha zor olabilmektedir.

Linux Distribution – Linux Dağıtımı nedir?

21 Ağu

Linux distribution yani Linux dağıtımları, işletim sistemi çekirdeği üzerine yazılmış uygulamalar ve bu uygulamaları kullanmayı sağlayan grafik (GUI) veya komut (CLI) kullanıcı arayüzler ile paketlenmiş ürünlere Linux distribution denir. Bunun yanında, mevcut bir dağıtımı temel alarak da yeni dağıtımlar üretilebilmektedir. Örnek Linux dağıtımları;

  • Debian
  • Ubuntu
  • Red Hat
  • Fedora
  • Mint
  • Alphine

Tüm linux dağıtımları çekirdek olarak aynıdır. Ancak kullanıcı arayüzleri ve programları ile farklılık gösterirler. Bazı linux dağıtımlarında kullanıcı dostu arayüzler sağlanırken bazı dağıtımlarda gereksiz olan her şey çıkartılarak iş odaklı ve light weight ürünler sunulmaktadır.

Linux dağıtımları, bilgisayarın diski üzerine kurulabildiği gibi, hiç kurulum yapmadan flash disk veya cd üzerinden de kullanılabilmektedir.

İsteyen herkes kendi Linux dağıtımını geliştirip sunabilir. Bu durum linux dünyasının özgür yazılım ilkesine uygundur.

Ülkemizde geliştirilen Linux dağıtımları aşağıdaki gibidir.

Günümüzde binlerce Linux dağıtımı piyasaya sürülmüş durumdadır. Bu sürümlerden bazıları geniş bütçeli şirketler tarafından desteklenerek finanse edilmektedir. Her ne kadar özgür bir dünya sunulsa da bazı Linux dağıtımları için sunulan destek ve ürünler firmalar tarafından ücretli bir şekilde sunulmaktadır.

Windows Terminal Kullanımı

14 Ağu

Microsoft, windows 10 ile birlikte yeni bir terminal aracını biz kullanıcıların hizmetine sunmuştur. Windows bünyesinde bulunan ilk komut kullanım aracı Command Prompt’tur. Daha sonra yeni bir komut arayüzü olarak Powershell aracı Windows’a dahil edilmiştir. Fakat bu iki araçta rakip işletim sistemlerinin sunduğu konsol araçlarına göre biraz kulanışsız kalmıştır. Örneğin birden fazla ortamda komut satırı çalıştırmak istediğimiz de çok fazla pencere açmamız gerekmektedir. Ayrıca bu araçlarda tab özelliği bulunmamaktadır.

Mizrosoft firması, bu eksiklikleri kapatan açık kaynak kodlu Windows Terminal aracını geliştirmiştir. Windows terminal aracı hem tab kullanımı ile birden fazla pencereyi tek bir ekranda yönetme imkanı sunar, hemde temalar ile görseli özelleştirilebilen bir özelliğe saiptir. Windows terminal aracı windows store üzerinden indirlebilmektedir.

Windows terminalde birden fazla konsol aracını yukarıda görüldüğü gibi aynı anda açabilmek mümkündür. Her konsol aracı ayrı bir tab da görünür. Yeni tab eklemek için pencerenin üst kısmındaki aşağı ok tuşuna basarak istediğimiz aracı seçebiliriz. Resimde dikkat ederseniz ubuntu konsol aracı da eklenmiştir. Bu aracı windows ortamında kullanabilmek için WSL(Windows Subsystem for Linux) kullanabilirsiniz. Bu araç sayesinde windows üzerinde windows store kullanarak istediğimiz linux sürümünü kurabiliriz.

Windows terminalde görünüm özelleştirilebilmektedir. Bunun için aşağıdaki ayarlar sekmesinden ;

Aşağıda sarı ile işaretli araylar butonuna tıklandığında, varsayılan editör ile terminalin ayarlar dosyası (settings.json) açılır.

Benim bilgisayarımda Visual Studio 2019 olduğu için bu editör ile ayarları yapabiliyorum.

Settings.json dosyasında her terminal için profiles objesindeki list kolleksiyonunda ayarlar bulunur. Terminalin görünüm özelliğini değiştirmek için iki yol vardır.

Birinci yol Color Schemas sayfasından Included color schemas bölümündeki hazır şemalar kullanılabilir.

  • Campbell
  • Campbell Powershell
  • Vintage
  • One Half Dark
  • One Half Light
  • Tango Dark
  • Tango Light

Örneğin Powershell’de One Half Dark şeması için ayarları şu şekilde değiştirip kaydetmek yeterlidir. Görüntü hemen güncellenecektir.

{
      // Make changes here to the powershell.exe profile.
      "guid": "{61c54bbd-c2c6-5271-96e7-009a87ff44bf}",
      "name": "Windows PowerShell",
      "commandline": "powershell.exe",
      "hidden": false,
      "colorScheme": "One Half Dark"
}

İkinci yol ise kendi ayarlarımızı settings.json dosyası içerisindeki schemes dizisine eklmektir. Burada terminal görsellerine ait çok fazla ayar bulabilirsiniz. Örneğin Command Propt için schemas dizisine aşağıdaki gibi bir ayar ekleyelim.

"schemes": [
     {
       "name": "Aurora",
       "black": "#23262e",
       "red": "#f0266f",
       "green": "#8fd46d",
       "yellow": "#ffe66d",
       "blue": "#0321d7",
       "purple": "#ee5d43",
       "cyan": "#03d6b8",
       "white": "#c74ded",
       "brightBlack": "#292e38",
       "brightRed": "#f92672",
       "brightGreen": "#8fd46d",
       "brightYellow": "#ffe66d",
       "brightBlue": "#03d6b8",
       "brightPurple": "#ee5d43",
       "brightCyan": "#03d6b8",
       "brightWhite": "#c74ded",
       "background": "#23262e",
       "foreground": "#ffca28",
       "selectionBackground": "#292e38",
       "cursorColor": "#ee5d43"
     }
   ]

Bu ayarı artık command propt için kullanabiliriz.

{
      // Make changes here to the powershell.exe profile.
      "guid": "{61c54bbd-c2c6-5271-96e7-009a87ff44bf}",
      "name": "Command Prompt",
      "commandline": "powershell.exe",
      "hidden": false,
      "colorScheme": "Aurora"
}

SQL IN Operatoru ile Kapasiteden Fazla Çoklu Sorgulama

24 Haz

SQL sorgularında IN operatoru kullanarak WHERE şartı içerisinde çok fazla sayıda kriter belirleyerek sorgulama yapılabilmektedir.

SELECT 
   * 
FROM 
   Customers
WHERE 
   Country IN ('Germany', 'France', 'UK');

Bazı database engine’ler IN operatörü içerisinde kısıtlamalar getirir. Örneğin oracle IN içerisine default ayarlarda en fazla 1000 kayıt almaktadır. Bu gibi durumlarda kısıtlama ayarlarına müdahale edilemiyorsa IN operatorlerini OR ile birleştirerek kullanabilirsiniz.

SELECT 
   * 
FROM 
   Customers
WHERE 
   Country IN ('Türkiye', 'France', 'UK', ...) //1000 adet
   OR
   Country IN ('Italy', 'China', 'Russia', ...) //1000 adet
   OR
   Country IN ('Japan', 'Spain', 'Germany', ...) //1000 adet;

Bu yöntemi gerektirecek durumlara çok sık rastlanmasada dış kaynaklardan gelen Excel, XML, vs dosyalarından gelen verilerde arama yapmak durumunda kaldığınızda size bir çıkış yolu olabilir.

Fullstack Developer Nasıl Olunur?

16 Nis

Fullstack developer doğulmaz, fullstack developer olunur. Peki o zaman fullstack developer nedir? Fullstack deceloper olanlar neleri bilmelidir?

“Her şey hakkında bir şey öğrenmeye ve bir şey hakkındaki her şeyi öğrenmeye çalışın.” demiş Thomas H. Huxley. Uzmanlık alanında geliştirme yapmak, bu felsefeye uygun olsa da, fullstack olmak her şey hakkıında biraz daha fazla şeyler bilmeyi gerektirir.

O halde fullstack developer olanların alet çantasında neler bulunmalıdır? Başlıklar halinde belirtmek gerekirse;

  • Front End
  • Back End
  • Database
  • Mobile
  • Dev/Ops

Front End

  • Temel Bilgiler
    • HTML
    • CSS
    • JS
  • Framework ve Kütüphaneler
    • Angular
    • React
    • Vue
  • Arayüz Tasarım Araçları
    • Bootstrap
    • Material Design
  • Paketleme araçları
    • Babel
    • Webpack

Back End

  • Programlama Dilleri
    • C#
    • Java
    • Python
    • Javascript (Nodejs)
    • Ruby on Rails
  • ORM Araçları
    • Entity Framework
    • NHibernate
    • Hibernate
  • Cache Araçları
    • Redis
    • Memcached
  • Mesaj Kuyruk Yapıları (Message Queuing)
    • RabbitMQ
    • Kafka
  • Programlama Paradigmaları ve Disiplinleri
    • Object Oriented Programming
    • Functional Programming
    • Design Patterns
    • API (REST/SOAP)
    • SOLID Prensipleri

Database

  • RDBMS (Relational Database Management Systems)
    • PostgreSQL
    • Oracle
    • MsSQL
    • MySQL
    • SQLite
  • NoSQL
    • MongoDB
    • Cassandra
    • CouchDB

Mobile

  • Android
    • Java
    • Kotlin
  • iOS
    • Objcetive-C
    • Swift
  • Hybrid
    • React Native
    • Ionic Framework
    • Xamarin
    • Unity

DEV/OPS

  • Altyapı (Infrastructure)
    • AWS
    • Azure
    • Google Cloud
    • Heroku
  • Otomasyon (Automation)
    • Azure Devops
    • Jenkins
    • GitLab
    • Github
    • Travis CI
    • Circle CI
    • TeamCity
  • Sanalaştırma (Virtualization)
    • VMWare
    • Hyper-V
    • VirtualBox
  • Konteynırlaştırma (containerization)
    • Docker
    • Hyper-V Containers
    • Kubernetes
    • Openshift

Fullstack developer olanlar yukarıda belirtilen araçların hepsini birden çantasında bulundurmak zorunda değildir. Ancak her başlıktan bir araç seçerek o araç hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Avantaj ve dezavantajlarını hakkında fikir sahibi olmalıdır. Bu sayede developer, bir projede hangi aracı kullanması gerektiği hususunda bilgi sahibi olacaktır.

Entity Kalıtım Özelliğinin Veritabanında Temsil Edilmesi

11 Mar

Nesneye yönelik programlama(OOP-Object Oriented Programming) yönteminin üç temel özelliği bulunmaktadır. Bunlar;

  • Encapsulation (Kapsülleme)
  • Polymorphism (Çok biçimlilik)
  • Inheritance (Kalıtım)

Bu yazının konusu, inheritance(kalıtım) özelliğinin veri tabanında temsil edilmesidir. Kalıtım, bir sınıfın bazı özelliklerini üst sınıftan almasına denir.

Örneğin bir uygulamadaki kullanıcıları, bireysel ve kurumsal olarak ayırarak temsil etmek istediğimizde nesneye yönelik bir tasarım kullanarak aşağıdaki gibi bir yapı oluşturabiliriz.

public class User
{
     public int Id { get; set; }
     public string Username { get; set; }
     public string Password { get; set; }
     public string Email { get; set; }
}

public class IndividualUser: User {    
     public string FirstName { get; set; }     
     public string LastName { get; set; } 
} 

public class CorporateUser: User {     
     public string Title { get; set; }     
     public string NationalTaxNumber { get; set; } 
}

Görüldüğü üzere, tek bir class tipi kullanarak tüm özellikleri(property) içerisine doldurmadık. Bunun yerine, User adında bir ana class ve IndividualUser, CorporateUser isimli iki alt class oluşturduk. Çünkü User class içerisindeki özellikler diğer class’lar için ortaktır.

Bu yapının, sadece programlama tarafında temsil edilmesi bizim için yeterli olmayacaktır. İlgili kayıtların aynı zamanda veritabanına kaydedilebilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, veritabanında bu yapıya uygun bir çalışma yapmak gerekmektedir. Veritabanı tasarımı yapılırken Normal Form(NF) kuralları dikkate alınmalıdır.

Normal form kurallarının ihmal edilmesinin iki sebebi olabilir. Birincisi kurallardan haberdar olmamak. İkincisi, kurallarla uğraşmadan olayın kod tarafında çözülebileceğinin düşünmektir.

Normal Form kuralları bazı durumlarda ihlal edilebilmektedir.

Tek tablo kullanarak kural ihlali

Kurumsal ve Bireysel kullanıcıları tek bir tablo içerisinde tutmak istediğinizde, tüm alanlar tek bir tablo içerisinde bulundurulacaktır. Bu durumda bireysel kullanıcılar için Title ve NatianalTaxNumber alanları boş kalacak, kurumsal kullanıcılar için FirstName ve LastName alanları boş kalacaktır. Tabloda bir kolon ya nullable ya da non-nullable özellikte olmalıdır. Nullable kolonlar, feature için henüz elde edilememiş ancak elde edildiğinde girilecek olan alanlar için kullanılır. Oysa burada FirsName, LastName, Title, NationalTaxNumber gibi alanlar kayıt türüne göre olmazsa olmaz alanlardır.

IdUsernamePasswordEmailFirstNameLastNameTitleNatiaonaTaxNumber
1bob1232b@mail.comBobSmith
2corp1235c@crp.comCorp4656512
Tek tablo kullanımı

Tek tablo çözümlerinde bazen 1NF kuralları hiçe sayılabilmektedir. Örneğin tasarım yapılırken, Name diye bir alan açarak bireysel kullanıcılar için ad ve soyad birleştirilerek bu alana yazılıp, kurumsal kullanıcılar için şirket adı aynı kolona yazılabilmektedir. Bunlar 1NF kuralına aykırıdır. 1NF kuralları;

  • Tekrarlanan sütun yapıları olmamalıdır.
  • Birden fazla bilgi tek bir sütunda olamaz.
  • Bir alan içerisindeki bilgi özel karakterlerle ayrılarak tutulmamalıdır.

İki tablo kullanarak kural ihlali

Eğer bireysel ve kurumsal kullanıcılar için iki ayrı tablo tutulursa;

IdUsernamePasswordEmailFirstNameLastName
1bob1232b@mail.comBobSmith
IndividualUsers
IdUsernamePasswordEmailTitleNatiaonaTaxNumber
1corp1235c@crp.comCorp4656512
CorporateUsers

Bu durumda, müşteri ile ilişkilendirilecek olan bir tabloda hangi Id bilgisi tutulacak? 1 numaralı id bilgisi hem kurumsal hem de bireysel kullanıcı tablosunda bulunmaktadır. Örneğin Sipariş tablosuna ilişki kurulmak istendiğinde, iki tablo ile birden ilişki kurulmak durumunda kalınacaktır.

Üç tablo kullanarak kalıtım özellikli tasarım

Kalıtım özelliğini veritabanına yansıtarak bir tasarım oluşturmak, hem SOLID prensiplerine hem de OOP mantığına uygun olacaktır.

IdUsernamePasswordEmail
1bob1232b@mail.com
2corp1235c@crp.com
Users
UserIdFirstNameLastName
1BobSmith
IndividualUsers
UserIdTitleNatiaonaTaxNumber
2Corp4656512
CorporateUsers

Bu tasarıma sayesinde, bir önceki tasarımdaki ilişki sorunu çözülmüş olacaktır. Siparis tablosu ile ilişki kurulacak tablo Users tablosu olacaktır.

Postgresql Databse Table Diagram (Datagrip)

Artık kullanıcılar tek bir merkez tablodan(users) Id bilgisi elde edecektir. Yeni bir kullanıcı türü geldiğinde sistemin mevcut özellikleri bozulmadan yeni özellik ekleme(extensibility) sağlanmış olacaktır. Örneğin iot_users gibi cihaz temelli bir kullanıcıyı sisteme eklemek kolay olacaktır. Bu sayede sistem open/closed prensibine uyugun olacaktır.

Ekstra Bilgi

Bu tasarıma göre users tablosunda user_type gibi tür bilgileri tutulmamaktadır. Sorgulamalarda kolaylık olsun diye bu tür bir alan açıldığında, eğer kurumsal bir kullanıcı eklenirken yanlışlıkla kullanıcı türü bireysel olarak işaretlenirse veri tutarlılığı bozulacaktır. Bunun yerine kullanıcıların türlerine göre sayılarını raporlamak için örnek bir sorgu aşağıdaki gibi oluşturulabilir;

select type, count(*)
from (
      (select 'Individual' as type  from individual_users)
        union all
      (select 'Corporate' from corporate_users)
        union all
      (select 'IoT' from iot_users)
     ) tables
group by (type);

Özet

Programlama dünyasında kullanılan teknik ve prensipler, veritabanı için bir engel değildir. Birinde OOP kuralları uygulanırken, diğerinde Normal Form kuralları uygulanarak doğru tasarımlar yapılabilmektedir. Programlama yaparken kolaylık olsun diye veya SQL sorgulamalarında kolaylık olsun diye hatalı tasarıma yönelmek veri bütünlüğünü ve tutarlılığını bozabilir.

IIS Rewrite ve Olası Hatalar

7 Mar

IIS üzerinde bulunan Rewrite modülü, URL için yeniden yazma diye adlandırılan kuralları uygulamayı sağlar.

  • Dış dünyaya açık olmayan iç sunuculara erişimin kontrolü
  • Kurumunuzdan tek bir IP üzerinden erişim sağlanabilen URL adreslerine erişimin çoğaltılabilmesi ve güvenlik altına alınabilmesi

gibi bir dizi kuralların uygulanması URL Rewrite modülü ile gerçekleştirilebilir. Bunun için IIS üzerinde bir Web site veya bir web site içerisine oluşturulan bir uygulama üzerinden bu kurallar tanımlanabilir.

Kurallar IIS arayüz ekranından tanımlanabildiği gibi, web sitesi dizininde bulunan Web.config dosyasında de tanımlanabilmektedir. Zaten arayüzden yapılan ayarlar da Web.config içerisine yazılmaktadır.

Örnek Kurallar

Bu kurallara göre,

  • Kuralı uyguladığınız siteye, örneğin http://uygulama.com/api şeklinde gelen talepler http://172.16.10.11/api adresine yönlendirilir.
  • http://uygulama.com/api?a=1&b=2 ile gelen querystring parametreleri aynı şekilde yönlendirmeye taşınır.
  • http://172.16.10.11/api adresindeki api, basic authentication ile doğrulama gerektiriyor. Kullanıcı adı ve şifre bilgileri Base64 string olarak kodlanıp sunucu değişkeni(server variable) olarak eklenmektedir.

Server Variable Hatası

Kurallara ServerVariables eklendiğinde karşılaşılabilecek olası hatlardan biri 500 internal error olacaktır.

Hata sayfasında hata hakkında detaylı bilgi bulunmamaktadır. Detaylı bilgileri alabilmek için Web.config içerisinde hata aşağıdaki ayarları yapabilirsiniz.

<system.webServer>    
   <httpErrors errorMode="Detailed" />     
</system.webServer> 
<system.web>     
    <customErrors mode="Off"/>
</system.web>

Bu ayarlamadan sonra hata detaylarını şu şekilde görebilirsiniz.

HTTP Error 500.50 – URL Rewrite Module Error.

The server variable “HTTP_Authorization” is not allowed to be set. Add the server variable name to the allowed server variable list.

Hata detayına göre Server Variable olarak kullanılacak bilginin IIS web sitesinde önceden belirtilmesi gerekmektedir. Bunun için URL Rewrite penceresinde, sağ taraftaki View Server Variables kısmından HTTP_AUTHORIZATION değişkenini eklemelisiniz. Bu sayede URL Rewrite modülüne, Authorization header tanıtılmış olacak ve hata ortadan kalkacaktır.

Hayat kavanozuna önce önemli şeyleri yerleştirin

6 Şub

Bu videoda, insan hayatının bir kavanoz misali nasıl doldurulması gerektiği anlatılmaktadır. Önce kavanozda topların üzerine sizi eksik yapan şeyler yazılmış ve kavanozun içerisine atılmış. Bunlar; aileniz, arkadaşlarınız, sevgiliniz, yedikleriniz, içtikleriniz, hobileriniz veya tutkularınız olabilir. Tüm bunlarla dolu bir hayatta, başka hiç bir şeye yer yokmuş gibidir. Ama hayatınıza başka şeyleri de sığdırabilecek boşluklar hala vardır. Toplarla dolu bir kavanoza ince çakıl taşları döküldüğünde topların arasındaki boşluklara sığdığı gibi. Bunlar sizin işiniz, mesleğiniz, arabanız, eviniz, paranız olabilir. Bunlar önemlidir, ancak bunlar olmasa da hayatınız yine de doludur. Siz bunların hepsine birden sahipseniz gerçekten şanslısınız. Çakıl taşları eklenen kavanozda hala boşluklar vardır. Bu boşluklar da daha ince kum taneleri ile doldurulabilir. Bunlar izlediğiniz filmeler, maçlar, oynadığınız oyunlar, spor aktiviteleriniz olabilir. Bunlar nefsinize hitap eden şeylerdir ve önemsizdir.

Şimdi boş bir kavanoza önce ince kum tanelerini, sonra çakıl taşlarını ve sonra da topları doldurmayı deneyin. Topların yarısı dışarda kalacaktır. Yani hayatınızı önce hobilerinizle, sonra iş para ile, sonra da asıl ihtiyaçlarınızla doldurmaya kalktığınızda asıl ihtiyaçlarınıza yer kalmayacaktır.

Yerleşim sıralamasının hayatınızı nasıl etkilediğini gördünüz mü?

Kullandığım Faydalı PostgreSQL Fonksiyonları

20 Oca

PostgreSQL veritabanında kullandığım ve herkese faydası olabilecek bazı istatistiksel ve yönetimsel fonksiyonları başlıklar halinde paylaşmak istiyorum. Yazı içerisindeki linklerden tüm fonksiyonlara ulaşabilirsiniz.

İstatistik Toplayıcı Fonksiyonlar

PostgreSQL vertabanının istatistik toplayıcısı, sunucu etkinliği hakkındaki bilgilerin toplanmasını ve raporlanmasını destekleyen bir alt sistemdir. Toplanan istatistikler kullanıcılara yönetimsel anlamda fayda sağlar.

pg_stat_activity

Veritabanında yürütülen işlemin mevcut faaliyeti ile ilgili bilgileri pg_stat_activity fonksiyonu gösterir. Gerçekleşen her işlemin bilgisi tek bir satırda listelenir. Sorgunun yapıldığı anda veritabanında hangi işlemlerin aktif olduğunu görüntüleyebilirsiniz. O anda yürütülmekte olan sorguları, sorguları hangi kullanıcının ne zaman başlattığını, process kimlik numarasını öğrenebilirsiniz.

select * from pg_stat_activity;
select * from pg_stat_activity order by query; // Sıralı

Sistem Yönetim Fonksiyonları

Sistemsel fonksiyonlar, veritabanını kontrol etmek ve izlemek için kullanılırlar.

current_setting(setting_name text [, missing_ok boolean ])

Bu fonksiyon, setting_name parametresi ile verilen ayarın değerini gösterir.

select current_setting('datestyle'); // ISO, MDY
select current_setting('timezone');  // UTC

set_setting(setting_name text, new_value text, is_local boolean)

Bu fonksiyon, setting_name adındaki ayarın değerini new_value değeri ile değiştirir. Eğer is_local değeri true olarak işaretlenirse yeni ayar yalnızca mevcut işlem için geçerli olacaktır. Mevcut oturumda geçerli olması için is_local false olarak işaretlenmelidir.

SELECT set_config('log_statement_stats', 'off', false);

pg_cancel_backend (pid integer)

Arka planda çalışan pid numaralı işlem kimliğine sahip olan sorguyu iptal eder. Örneğin ABC kullanıcısı farkında olmadan sistem kaynaklarını aşırı tüketen ve saatler süren bir sorgu çalıştırdı. Bunu iptal etmek için önce pg_stat_activity ile ilgili sorguyu bulduktan sonra ilgili sorguyu iptal edebilirsiniz. Ancak sadece superuser olanlar superuser olanların işlemlerini iptal edebilirler.

select pg_cancel_backend (1145);

pg_terminate_backend (pid integer)

Arka planda çalışan pid numaralı işlem kimliğine sahip olan oturumu sonlandırır. Ancak sadece superuser olanlar superuser olanların oturumlarını sonlandırabilir.

select pg_terminate_backend (1145);